“Maliyet 12.5 kuruşa çıktı elektrik fiyatları reel değil”
Polat Enerji Üst Yöneticisi
Polat Enerji CEO’su Zeki Eriş, kayıp kaçak faturasının serbest tüketicilere de yansıtılmasının indirimleri engellediğini savunuyor. Eriş, üretim maliyeti 12.5 kuruşa çıkan elektrikte mevcut fiyatları sürdürülemez buluyor...
Elektrik enerjisi üretiminde maliyet baskısı artıyor. Buna karşılık fiyatlarda uzun süredir artış yok. Üstelik piyasadaki indirim rekabeti, en çok portföyü sadece yenilenebilir kaynaklara dayalı olan üreticileri etkiliyor.
Üretim portföyünün tamamı rüzgara dayalı olan Polat Enerji’nin CEO’su Zeki Aybar Eriş, piyasada elektrik üretim maliyetinin kilovatsaat (kWh) başına ortalama 12.5 kuruşa ulaştığına dikkat çekiyor. Piyasadaki elektrik satış fiyatlarının reel olmadığını savunan Eriş, yenilenebilir enerji kaynaklarından üretim yapan yatırımcıların piyasadaki fiyatlarla rekabet edemediğini dile getiriyor. Eriş, “Rekabetçi fiyatlar oluşturulabilirse ve tüm üreticiler piyasaya girebilirse bu fiyatlarla rüzgar ve hidroliklerin yatırım hızı da artabilir” diyor.
EPDK’nın kayıp kaçak zararıyla ilgili son düzenlemeye dikkat çeken Eriş, yüzde 15 oranındaki kayıp kaçak faturasının sanayi işletmelerine ve ticarethanelere de yansıtıldığını hatırlatıyor. Elektrik faturasındaki ilave yükün serbest tüketiciye yapılan indirimleri alıp götürdüğünü savunan Eriş, bunun özel tedarikçilerin serbest tüketicilere indirim vermesini engellediğini vurguluyor.
Enerji piyasasında son gelişmeleri değerlendiren Zeki Eriş, Polat Enerji ile Polat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Polat’ın sahibi olduğu enerji şirketleri arasındaki strateji farkını da ilk kez anlattı...
Polat Enerji dururken ikinci bir enerji şirketi neden kuruldu?
Polat Enerji ve Adnan Polat Enerji Yatırımları birbirinden ayrı iki şirket. Basında aynı gibi gösteriliyor. Bunu istemiyoruz. Çünkü Polat Enerji, 2000 yılından beri faaliyet gösteriyor. Adnan Polat Enerji Yatırımları ise geçen yıl kuruldu. Hissedarları Adnan Polat, eşi, kızı ve oğlu...
Polat Enerji, 2008 yılında Fransız enerji şirketi EDF ile ortaklık yaptı. Hisselerinin yüzde 50’sini EDF’nin yenilenebilir enerji iştiraki olan Energies Nouvelle’e devretti. Polat Enerji bu hisse devriyle, sadece yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapmak üzere bir anlaşma tesis etmiş oldu. Polat Enerji, yenilenebilir enerji harici herhangi bir kaynağa yatırım yapmayacak. Faaliyet alanı nehir tipi HES, rüzgar, güneş ve biyoyakıt alanlarıyla sınırlı.
Polat Enerji’nin hisse yapısı biraz karışık gibi. Santrallerin çoğunda Demirer’le ortaksınız...
Polat Enerji’nin tüm yatırımları 7 tane RES (rüzgar enerjisi santrali) projesinden oluşuyor. Polat Enerji, bazı projelerin tamamını kendisi yaparken, bazılarında ise Demirer Enerji’yle ortak. Örneğin, Soma’daki toplam 140 MW (megavat) kurulu güce sahip iki santral tamamen Polat Enerji’nin. Demirer’le yüzde 50 ortak olduğumuz Doğal Enerji şirketininse 4 tane lisansı var. Bunlar 15 MW’lik Burgaz, 35 MW’lik Sayalar, 30 MW’lik Samurlu ve 30 MW’lik Kozbeyli projelerinden oluşuyor. Burgaz ve Sayalar şu an faaliyette. 35 MW’lik Sayalar santralimizde 20 MW’lik kapasite artışı yapacağız. İnşaatına başladık. Önümüzdeki yıl tamamlayarak Sayaları 55 MW’ye çıkaracağız. Samurlu ve Kozbeyli projelerinin de inşaatına başlandı. Gelecek yıl bu dönemde faal olacak.
Yine Demirer Enerji’yle yüzde 50 ortak olduğumuz Doruk Enerji ve Poyraz Enerji şirketlerimiz var. Doruk Enerji’nin 30 MW’lik Seyitali RES projesi temmuz ayında devreye alınacak. Poyraz Enerji ise 55 MW’lik bir proje yürütüyor. Onun da inşaatına başlandı. Yıl sonunda devreye alacağız. Dolayısıyla bizim Demirer Enerji’yle ortak olduğumuz 230 MW’lik bir işleyen gücümüz olacak. Yarısının bize ait olduğunu düşünürsek 115 MW eder. Bir de tamamı bize ait olan 145 MW’lik Soma santralini düşünürsek, 250 MW bir kurulu güç yatırım planına alınmış oluyor.
Rüzgar dışında yatırım planlıyor musunuz?
Polat Enerji olarak önceliğimiz rüzgar projelerimizi bitirmek. Bu yüzden hidroelektrik konusunda biraz yavaşız. Rüzgarda 7 lisansımız tamamı devreye girdiğinde 500 MW kurulu güce ulaşmak istiyoruz. Bunun için yaklaşık 300 milyon euro’luk yatırım yapacağız.
Peki Adnan Polat’ın şirketi neyi amaçlıyor?
Faaliyet konusu tamamen farklı. Farklı bir tüzel kişilik. Kömür ve gaz santralleri yatırımlarına yönelik bir şirket. Şu anda Manisa’da 850 MW’lik bir gaz santrali ile Tekirdağ Malkara’da 160 MW’lik yerli linyit santral lisans başvuruları bulunuyor. Hissedarları içinde Adnan beyin kızı Eda hanım da var. Eda hanım, aynı zamanda Polat Enerji’nin ve Adnan beyin şirketlerinin finansal boyutlarını takip ediyor. Yönetim Kurulu Üyemiz. Kömür ve gazda Adnan bey şunu öngörüyor: Yenilenebilir enerji yatırımları yetersiz destek nedeniyle hızlı ilerlemiyor. Biz 2000’de enerjiye girdiğimiz halde, aradan geçen sürede diğer gruplar termik santral yatırımlarıyla ciddi kurulu güçlere ulaştılar. Dolayısıyla aradaki açığı kapatmak amacıyla kurulmuş bir şirket.
Akenerji ile bir satın alma anlaşması yapmıştınız...
Akenerji ile yapılan anlaşma devam ediyor. Ancak şöyle bir gelişme oldu: Bildiğiniz gibi EPDK, kayıp kaçaktan kaynaklanan zararı sanayi işletmeleri ile ticarethanelerin elektrik faturalarına yansıtmaya başladı. Bu yüzden sanayi işletmelerine satış yapan şirketler zorlanmaya başladı. Özel tedarikçi şirketlerden elektrik enerjisi alan serbest tüketicilerin ticari anlaşmalarındaki indirim oranları üzerinden revizyona gerek duyuldu.
İndirim oranları geriledi sanırız...
Evet. Özel tedarikçi şirketlerin önerebilecekleri indirim oranları oldukça geriledi. Bu yüzden serbest tüketici olarak enerjisini özel tedarikçilerden alan tüketicilerin de elektrik enerjisi maliyetleri ciddi oranda artış gösterdi. Kayıp kaçak bedelinin kilovatsaat başına 2 kuruş civarında olduğunu düşünürsek şöyle bir hesap ortaya çıkıyor: Sanayi tarifesi 15 kWh/Kr, ortalama elektrik üretim maliyeti ise 12.5 kWh/Kr civarında. Yani özel tedarikçi şirketlerin serbest tüketicilere önerebilecekleri tasarruf oranı zaten 2.5 kuruş aralığında. 2 kuruşluk kayıp kaçak oranının bu tabloya eklenmesiyle üretim maliyeti 14.5 kuruşa çıkıyor. Bu da özel tedarikçilerin serbest tüketicilere indirim vermesini engelliyor.
Peki sizce bu durumun yatırımlara etkisi ne olur?
Serbest elektrik üretim ve ticareti yapılan pazar daraldı. Yatırımcıyı buraya çekemezsiniz. Sanayi tesisleri serbest ticaretin dışına çıkınca, üretim şirketleri müşterilerini kaybetti. Türkiye’de elektriğin ucuza üretilip ucuza sunulması lazım. Ancak mevcut durumda elektrik fiyatları artmak zorunda. Bu fiyat reel ve sürdürülebilir değil. Fiyatı ucuzlatmak için bir an önce tüm yenilenebilir enerji kaynaklarını devreye almamız gerekir. Orta ve uzun vadede yatırımları sürdürülebilir kılmak istiyorsak, reel elektrik fiyatlarını desteklememiz lazım. Tüm üreticilerin piyasaya girişi sağlanabilirse rüzgar ve hidroelektrik yatırımlarının da hızı artacaktır.

