GE Türkiye Rüzgarda 500 MW Hedefliyor

Yavuz Aydın, GE Enerji Hizmetleri Türkiye ve İsrail Direktörü /

Yavuz Aydın
GE Enerji Hizmetleri Türkiye ve İsrail Direktörü

23 ülkede 18 bin MW’yi aşan bir rüzgar türbin kurulumuna imza atan ABD’li enerji devi General Electric(GE), Türkiye pazarında ise 2011 yılsonu için 500 MW’lik kurulum hedefliyor. Türkiye pazarında enerji alanında önemli bir ekipman tedarikçisi olan GE, özellikle son dönemde artan rüzgar enerjisi santral yatırımlarından daha fazla pay almayı amaçlıyor. Halen, Türkiye’de birçok yerli firmaya alt parça üretimi yaptıran GE, Türkiye'deki rüzgar türbini tedariğinde ise 250 MW seviyesine ulaşmış.

 

 

 

 

 

GE, geçtiğimiz günlerde Flex Efficiency 50 Kombine Çevrim Elektrik Santrali’ni tanıtmıştı.Yüzde 60’ın üzerinde bir yakıt verimliliği sağlayan santral, rüzgar ve güneş enerjisindeki dalgalanmalara hızlı bir şekilde yanıt verebilen bir teknolojiye dayanıyor. Daha fazla yenilenebilir enerji kaynağının enerji şebekesine entegre edilebilmesine olanak tanıyor. Yavuz, ICCI fuarında yeni teknolojilerini tanıtmak için 3 paralel oturum düzenleyeceklerini ve 4 ana sunum gerçekleştireceklerini belirtiyor. Yavuz Aydın, ICCI’ya yönelik hazırlıklarını, GE’nin Türkiye pazarındaki son durumunu, üretim planlarını ve yeni teknolojilerle ilgili bilgileri Yeşil Ekonomi ile paylaştı.

Önce, Türkiye pazarında konumunuzdan başlayalım. Şu anda türbin tedariğinde nerdesiniz?

Rüzgar enerjisinde,Türkiye pazarında Balıkesir Bandırma’daki RES ve Gama ile imzalanan diğer RES projelerini dikkate alırsak 275 MW’ın üzerine çıktık. Bunun 2011 yıl sonunda 500 MW’ı geçmesi muhtemel. Türkiye’nin rüzgar enerjisindeki toplam kurulu gücü şu anda 1.400 MW’ı aştı. Yılsonunda ise 2.500 MW'a ulaşması bekleniyor. Bu durumda bizim hedefimiz 500 MW’lık bir kurulum payına ulaşmak.

Dünyada Çin malı türbinlere kayma var, Türkiye’de bu olursa pazar payınız için risk oluşturur mu?

Rüzgarda yoğun bir rekabet var. Dünyada bizim gibi uluslararası oyuncu olan pek çok türbin tedarikçisi var. Gamesa, Nordex, Siemens vs.. Bunlar bize fiyat olarak yakınlar. Ancak bir de daha ucuz ürün sağlayan Çinli firmalar var. Çin, çok öne geçmiş durumda. Birkaç yıl sonra Çin, tüm büyük üreticilerin ölçeklerine yakın ürünlerle piyasayı kaplayacak. Şu anki RES’lerde talebin Çin’e kayması mümkün olabilir. Ayrıca yerli türbin üreticilerinin yeni girişimleri var. Türkiye’de yerli üretimin artmasını bekliyorum. Elbette bunlarda daha ekonomik görünebilir. Ama şu var. Ölçülen rüzgarın türüne göre her üreticinin uygun ürünü yok. Bazı üreticilerin ürünü daha uygun olabiliyor. Bunu çok iyi değerlendirmek lazım.

Yeni enerji yatırımlarında en çok ilgi hangi alana?

Biz GE olarak enerjinin her alanında tedarikçi konumundayız. Rüzgara yatırımlar devam ediyor ama diğer yandan gaz türbinine yönelik eğilim yeniden artıyor. Kömürde ise azalma görülüyor. HES’lerde ilk furya azalmış görünüyor. Bize en çok sipariş doğalgazdan geliyor.

YEK’in çıkması siparişleri nasıl etkiledi?

YEK yeni bir şey getirmedi. Piyasadaki 5.5 euro cent’lik alım fiyatının üzerine bir şey gelmedi. Verilen destek yeterli değil. AB ülkeleriyle karşılaştırıldığında verilen alım fiyatı çok geride. Ancak rüzgar projelerine yönelik talebi artıran, 2007 başvurularının verilmeye başlanması oldu. 1 Kasım 2007 başvurularının ardından 2 tıkanıklık yaşanmıştı. Piyasa çok durgundu. Lisans verilmeye başlanınca, proje sayısı 5 kat artış gösterdi.

Vazgeçen yabancı yatırımcı oldu mu?

Teşvik rakamlarının Avrupa Birliği ülkelerinin seviyesine gelmemesi nedeniyle Türkiye'de yatırım yapabilecek pekçok şirket vazgeçti. Ancak yerli firmalarımız proje geliştiriyor. Burada şu açıdan bakılıyor. Bir elektrik üreticisi için kaynakların çeşitlendirilmesi çok önemli. Sadece kombine çevrime dayalı üretim pazardaki rekabet kabiliyetini azaltıyor. Bu yüzden üreticilerin kaynak çeşitlendirmesinde önemli bir faktör oldu. Rüzgar ve hidrolik enerjiyi üretim portföyüne ekleyerek üreticiler manevra kabiliyetlerini artırdılar.

ICCI'da ne gibi yenilikler sunacaksınız?

ICCI'da 4 ana sunum yapacağız. Burada yeni teknolojilerimizi tanıtmayı amaçlıyoruz. Bir de ayrıca dağıtım bölgelerine yönelik uygulamalarımız var. Onlarla ilgili sunumlarımız olacak. Bunların dışında ayrıca özel bir dinleyici kitlesine yönelik konularımız var. Özel ürünlerimizi tanıtacağız. GE'nin eskiden beri gelenekesel olarak yaptığı ve teknolojilerini tanıttığı konferanslar şeklinde. 3 tane paralel oturum yapacağız. 2 tanesi gaz türbinlerine yönelik, biri de bizim management control solution dediğimiz grubumuzun ürünlerine yönelik sunum.

Derviş Projesi'ni de tanıtacaksınız sanırım... Bundan biraz bahseder misiniz?

Evet. Geçen hafta İtalya'da ilan etmiştik. Celal Metin'in sahibi olduğu Metcap Enerji ile Karaman'da 400 milyon euro'luk yatırımla 530 megavat gücünde bir doğalgaz santralı kuruyoruz. Derviş adı verilen yeni nesil santralda, doğalgaz, rüzgar ve güneş enerjisi birlikte kullanılarak elektrik üretiminde yüksek verimlilik sağlanacak. Santral, General Electric'in (GE) FlexEfficiency 50 teknolojisiyle kurulacak ve yüzde 70 verimle dünyada en yüksek verimlilik oranı ile çalışacak gaz santralı olması bekleniyor. Dünyanın ilk Entegre Yenilenebilir Kaynaklı Kombine Çevrim Enerji Santralı olacak projede doğalgaz, rüzgar ve güneş enerjisi ilk kez aynı santralda birleşmiş olacak.

Son olarak, Türkiye'de rüzgar türbini üretim planınız hep konuşuluyor. Var mı böyle bir planınız?

Bir yanlış anlaşılmayı düzeltelim isterseniz. Biz zaten Türkiye pazarında 10 yıldır, tedarik zincirinin alt parçalarını yerli firmalara ürettiriyoruz. Yani bizim adımıza üretim yapan çok sayıda Türk firması var. Alt ürün bazında ürettiriyoruz. Bu firmalar enerji santrallerine alt parçalarını üretiyorlar zaten. Bunun komple halini yani son ürünü üretmek için şu anda bir planımız yok.