
Sürdürülebilir Bir Bakanlık
63'ten beri tam 37 Bakan!!!
Mürşat Özkaya
İşte son zamanların en meşhur kelimesi! Her alanda bir sürdürülebilirlik kavramı almış başını gidiyor. Bizler de en çok çevre, ekoloji ve enerji alanlarında kullanırız bu kelimeyi. Aslında esas mesele, dünyanın ve en başta da insan yaşamının sürdürülebilirliğinin korunmasıdır.
Fakat ben şimdi bu kavramı biraz daha farklı bir alanda kullanacağım, enerji sektöründeki politikaların, politikacıların sürdürülebilirliğine bakacağım. İşin en temeline inerek, yukarıdaki kavramların ülkemizde neden tam olarak gerçekleşmediğini size çok basit ve gözümüzün önündeki kanıtlarıyla göstereceğim.
Geçenlerde Enerji Bakanlığı’nın (mümkünse kısaca Enerji Bakanlığı diyeceğim) web sayfasını incelerken eski Bakanların bulunduğu bölüm dikkatimi çekti. Eskiye saygıdan dolayıdır ki bütün eski Bakanların isimlerini, Bakanlığın kuruluşundan itibaren sırayla koymuşlar. Saymaya başladım. İsimler lazım değil, 28. Hükümet ile 1963 yılında kurulan Enerji Bakanlığı’nın ilk Bakanı yaklaşık 14 ay görev yapmış. Sonraki ise yaklaşık 8 ay, sonraki 4 yıl -ki o dönem için oldukça uzun bir süre- sonraki de 4 ay. 32. Hükümete gelindiğinde ise, 1 senelik bu hükümet içinde tam 3 Enerji Bakanı göre yapmış. 33. de durum daha kötü, 9 ayda tam 3 Bakan. 28 Kasım 1970 ile 10 Kasım 1971 arasında ise 4 Bakan eskitmişiz. Bunları gördükten sonra, demokrasi tarihimizi de az çok bildiğim için daha fazla saymaya gerek kalmadığını anladım ve hiç uğraşmadan “özgür ansiklopedimizden” sevgili Bakanlarımızın listesini buldum (aşağıda). 1963 yılından itibaren tam tamına 37 Bakan. Aralarında 12 koca gün Bakanlık yapmış olanlar da var. 12 gün Bakanlık yapıp bıraktıktan/bıraktırıldıktan 5 sene sonra da geri gelmiş ama aradan tam 8 Bakan geçmiş. Güler misin ağlar mısın!
Zamanında nasıldı bilemiyorum ama bu Bakanların geldiği zaman bürokraside yapmış olduğu değişiklikleri de bir düşünün. Ne müsteşarlar, ne alt müdürlükler değişmiştir, birbirine karışmıştır. Hiç karışmasa akılları karışmıştır. Hoşgeldiniz Sn Bakanım, güle güle Sn Bakanım!. Hoşgeldiniz çikolatasından, güle güle baklavasından milletin iflahı kesilmiştir.
Neyse ki günümüze gelindiğinde bu durum nispeten azalmış, rekor da 7 yıl ile Sn Hilmi Güler’de. 3 seneye yaklaşan Sn Taner Yıldız’ı da hep beraber göreceğiz.
İşin özüne gelirsek, gayet basit! Bu durum elbette devletin her kademesinde aynıydı. Devlet yapımız, demokrasi maceramız nispeten yeni olduğu için, arada da kesintiler olduğundan, ortada anormal bir durum yoktu ve bu şekilde de buralara kadar geldik. Hani çok sağlam bir bürokrasimiz ve alt kadrolarımız olsaydı, Bakan o da olsa bu da olsa, çarkı dönen bir sistemimiz olsaydı, belki bir enerji politikamız olurdu. Maalesef o da tam olmayınca 49 yılda 37 Bakan’la zaten hangi sürdürülebilirlikten bahsedeceğiz. Durumun son 3-5 sene içinde değişmesi de bu sürdürülebilirlik kavramının tam anlamıyla yerine oturmasını sağlamayacak mıdır, çok zor.
İşte bu da neden birinin yaptığını öbürünün yıktığının ve dolayısıyla geleneksel olarak sürdürülebilir bir enerji politikamızın olmadığının diğer bir kanıtı. Fazla söze ne gerek, umalım da yakında olsun. Nice 7 yıllara!

