Geleceği Kredilendirenler

Türkiye ekonomisinde son yıllarda yaşanan hızlı büyüme ivmesi ile bağlantılı olarak sürekli artan enerji talebi yatırımcılar için bir çok alanda farklı fırsatlar doğurmaya başladı. Enerji talebini karşılamada yüksek oranda ithal fosil yakıt bağımlılığı altında bulunan Türkiye’nin, buna karşın yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği sektörleri taşıdığı yüksek potansiyel nedeni ile yerli-yabancı yatırımcıların gözde alanı haline gelmeye başladı. Uzun zamandır TBMM’de onaylanması beklenen Yenilenebilir Enerji Yasası’nın Aralık ayında yürürlüğe girmesi ve yine uzun zamandır beklenen rüzgar enerjisi lisanslarının verilmeye başlanması dikkatleri tekrar temiz enerji alanının taşıdığı yüksek potansiyele çevirmeye başladı. 

TSKB: Temiz Enerji Kredilerinin Tartışmasız Lideri

Bugüne kadar, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği alanında 115 projeye finansman sağlayan Türkiye Sinai Kalkınma Bankası (TSKB) 2009 ve 2010’da Dünya Bankası (IBRD), Avrupa Yatırım Bankası (AYB), Fransız Kalkınma Ajansı (AFD) ve KfW’den yenilenebilir enerji finansmanı için 1.5 milyar dolara yakın yeni kaynak temin ettiğini açıkladı. Geçen yıl enerji sektörünün finansmanında çok aktif olduklarını belirten TSKB Proje Finansmanından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ufuk Bala Yücel, bu yıl da bu fonların temini ve ülkede yatırıma dönüşmesi için çalışmaların sürdüğünü söylüyor.Yücel'in verdiği bilgiye göre, şu ana kadar finanse edilen 115 projenin 87 tanesi HES, 6 tanesi RES, 2 tanesi jeotermal enerji yatırımı, 3 tanesi biyokütle yatırımı ve 17 tanesi de enerji verimliliği alanında. Bu projelerin toplam kurulu gücü 2.950 MW oldu. Finanse edilen projelerden 831 MW kurulu güce sahip 40 adedi tamamlanarak elektrik üretmeye başladı. Toplamda taahhüt edilen kredi tutarı 1.9 milyar dolar seviyesine ulaştı. Bunun 1.1 milyar dolarlık kısmı fiilen kullandırıldı. Bunun içinde de 2010 yılında verilen kredi 400 milyon dolar oldu. Yücel, kullandırmayı taahhüt ettikleri ancak halen yatırımların ilerlemesine paralel olarak plase edecekleri daha 800 milyon dolar bulunduğunu bunu da 2011 ve 2012 yıllarında tamamlayacaklarını söylüyor. 

Yücel, “Tabii bunun üstüne yeni projeler ve bunlar için tahsis edeceğimiz yeni krediler de eklenecek. Sonuçta 2011'de de sırf yenilenebilir enerji projeleri için fiilen vereceğimiz kredi 500 milyon doların altına düşmeyecektir, toplamda da 1.5 milyar doları yakalarız” diyor. 

Bu arada TSKB'nin finanse ettiği yenilenebilir enerji projelerinin tamamının faaliyete geçmesiyle Türkiye'nin sera gazı salımının yüzde 1 (5.8 milyon ton) azalacağı tahmin ediliyor.

GERİ ÖDEME PROJE BİTTİKTEN SONRA

Yenilenebilir enerji kredilerinde baz aldıkları elektrik satış fiyatının devletin yatırımcılara garanti ettiği alım fiyatı olduğunu belirten Yücel, kredilerin geri ödeme şartlarını şöyle açıklıyor: “Geri ödeme planını enerji yatırımı faaliyete geçtikten sonra yaratacağı gelirle yani elektrik satışıyla kredisini ve faizini rahatlıkla ödeyebileceği şekilde oluşturuyoruz. Her yatırımda, yatırımın türü ve yatırımın zorluk derecesine göre maliyet açısından farklılıklar oluyor. Ancak kredilerimiz yatırım bittikten sonra anapara geri ödemesi yapılmaya başlanması ve ödeme planının projenin kendini geri ödeme kabiliyetine göre düzenlenmesi açısından yatırımcıya kolaylık sağlıyor.” 

Ufuk Bala Yücel, Türkiye’nin enerji politikalarının doğalgaz ve kömür gibi fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltıp yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık vermeyi hedeflediğine dikkat çekiyor. Yücel’e göre, bu politika, dünyada iklim değişikliği konusunda benimsenen stratejiler ve AB hedefleri ile uyumlu. Keza 20/20/20 şeklinde ifade edilen AB hedeflerine göre 2020 yılında karbon emisyonunu yüzde 20 düşürmek, yenilenebilir enerji kullanımını yüzde 20’ye çıkarmak ve yüzde 20 enerji verimliliği sağlama hedefleri bulunuyor.

Yücel bu kapsamda TSKB’nın, kaynak sağladığı uluslararası kuruluşlarla birlikte hem yenilenebilir enerji hem de enerji verimliliği projelerinin finansmanı için iklim değişikliğini önleme kaynak paketi oluşturduğunu ifade ediyor. Bu paketle enerjinin hem rüzgar, güneş, su, jeotermal ve biokütle gibi yenilenebilir kaynaklardan sağlanması hem de enerji verimliliği projeleri ile tasarrufun desteklenmesi amaçlanıyor. Dünya Bankası’nın Temiz Enerji Fonu (CTF) adıyla uygulamaya koyduğu destek kredisini dünya çapında ilk kullandıran banka olduklarını kaydediyor.

HES İÇİN BAŞVURULAR AZALDI

Bugüne kadar 200’ün üzerinde yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği projesini inceleyerek bunun 115 adedini finanse ettiklerine işaret eden Yücel’in verdiği bilgiye göre, bunun ağırlığını HES projeleri oluşturuyor. Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynaklarından enerji üretimi ağırlıklı olarak hidroelektrik projeleri ile başladı. Ancak son 1-1.5 yıllık dönemde yeni HES projeleri için finansman başvurularında bir azalma yaşanıyor. Bu kısmen belli verimliliğe sahip projelerin son 5 yılda zaten finanse edilmiş olmasından kaynaklanıyor. Ancak Yücel diğer önemli bir neden olarak, çevresel tepkiler sonucu mahkemeler tarafından alınan bazı yürütmeyi durdurma kararlarını gösteriyor. Bu nedenle bazı yatırımların yavaşlamasını veya durmasını örnek veriyor.

Buna karşın Yücel, 2011 yılına güzel bir gelişme ile başladıklarını belirterek, 2007’de yapılan ve lisanslanmayı bekleyen rüzgar santrali başvurularında sonuca ulaşıldığını hatırlatıyor. Yücel şunları söylüyor: “8 bin MW’lık projelerde ihaleler yapılarak lisanslar verilmeye başlandı. Bu önümüzdeki 3-4 yıllık dönem için yaklaşık olarak 15 milyar dolar tutarında bir yatırım ve 11-12 milyar dolar civarında yenilenebilir enerji kredisi ihtiyacı demek. Bunun yanı sıra 2011 ve 2012 yıllarında EÜAŞ santrallerinin özelleştirilmesine hız verilmesi ile birlikte satın alma finansmanının haricinde bu santrallerde yenileme belki kapasite artırımı da gündeme gelebilecek. Ayrıca özelleştirilen elektrik dağıtım bölgelerini devralan şirketlerin devlete verdikleri 5 yıllık yatırım taahhütleri kapsamında ciddi tutarlarda şebeke yenilemesi, modernizasyonu ve büyümesi yatırımlarını konuşmaya başlayacağız. Dolayısıyla biz hem yenilenebilir enerji projelerinin hem de en az onun kadar önemli olan enerji verimliliği projelerinin daha uzun bir süre gündemimizde ilk sıralarda yer alacağını öngörmekteyiz.”

TURSEFF’den Proje Başına 5 Milyon Dolar

Kısa adı TURSEFF olan Türkiye Sürdürülebilir Enerji Finansmanı Kredisi, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) tarafından geçen yıl başlatılan bir kredi programı. Kredi programı, Türkiye’de enerji verimliliğini arttırmak, işletmelere ve konutlara yönelik enerji tasarrufu yapmak, maliyetleri düşürmek ve karbon salımını azaltmayı amaçlıyor.

TURSEFF kapsamında, 260 milyon dolarlık bir finansman paketi, 4 Türk bankası aracılığıyla kullandırılacak. Türk şirketleri enerji tasarrufu sağlayan ve yenilenebilir enerji projeleri için 5 milyon dolara kadar kredi alabiliyor. Ancak TURSEFF Proje Direktörü Janna Fortmann TURSEFF’in sadece bir kredi programı olmadığına dikkat çekerek, kredi alanlara, bu kredinin yanı sıra ücretsiz teknik destek de sunduklarını söylüyor. Bu teknik destek Temiz Teknoloji Fonu ve AB tarafından destekleniyor.

Fortmann’ın verdiği bilgiye göre, TURSEFF sanayinin her alanına, aynı zamanda konut sektöründe özel kredi kullanıcılarına da hizmet veriyor. Bu bir pastane için enerji tasarruflu bir fırın almak, bir otel için enerji tasarruflu havalandırma sistemi yaptırmak, tekstil şirketleri için yeni imalat makineleri almak ya da tarım işletmeleri için biyogaz tesisleri kurmak olabiliyor. Sürdürülebilir enerji fırsatlarının yelpazesi çok geniş.

2010 yılı Temmuz ayında başlayan TURSEFF, bütün kategorilerde çeşitli projeleri finanse ediyor. Bunlara şöyle örnekler vermek mümkün;

-  Bir metal işleme firmasında yeni enerji tasarruflu kurutma sisteminin kurulması

-  Bir atık sahasında biyogaz sisteminin kurulması

-  Nehir tipi hidroelektrik santrali kurulması

-  Fotovoltaik güneş paneli imalathanesinin üretim tesislerinin genişletilmesi

-  Bir otelde çeşitli enerji tasarrufu önlemlerinin uygulanması

-  Bir konutta tasarruflu havalandırma ve LED aydınlatma sisteminin kurulması

-  Bir imalat firmasında kombine ısı ve elektrik santralinin kurulması

Başvuru süreci oldukça basit. Bir firma ya da şahıs krediye başvurmak için TURSEFF ortak bankalarından birine gidebiliyor. Ortak bankalar ise Akbank, Denizbank, Garanti Bankası, Vakıfbank. Yada, bütün potansiyel kredi kullanıcıları, destek almak için TURSEFF ofisi ile irtibata geçebilir.

www.turseff.org. Telefonu 0216 340 0020

BÜYÜK PROJELER İÇİN MIDSEFF

Janna Fortman, sürdürülebilir enerji finansmanının, Türkiye’de yeni bir pazar olduğunu belirterek geleceğe yönelik beklentilerini, pazarın büyümesi, Türkiye’de hem ticari işletmelere hem de konutlara sunulan teknik çözümlerin daha da geliştirilmesi, pazarın potansiyelinin tam olarak kullanılabilmesi için, sürdürülebilir enerji yatırımlarına hizmet verecek finansman ürünlerinin daha da geliştirilmesi olarak sıralıyor. Önümüzdeki 10 yılda daha da gelişmesi beklenen başka önemli bir konu da destekleyici mevzuat. Hükümet, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği kanunlarında büyük yol kat etti. Piyasanın gelişmesini destekledi. Bu konuda pek çok ilave değişiklik bekleniyor.

EBRD tarafından Türkiye pazarına yönelik diğer bir kredi paketi ise yine sürdürülebilir enerji yatırımlarının yüksek potansiyeline cevap verebilmek amacıyla Aralık 2010 sonunda sunulan MidSEFF. Daha büyük ölçekli olan bu finansman, münferit projelerin 50 milyon dolara kadar desteklenmesini sağlıyor. MidSEFF, yenilenebilir enerji ve endüstriyel enerji verimliliği projelerini desteklemek amacıyla oluşturulmuş bir kredi paketi.

Garanti Bankası; Türkiye Rüzgar Enerjisi Gücünün Yarısının Finansman Kaynağı

2005 yılından bu yana temiz enerji projelerine sağladığı 2.3 milyar dolarlık finansman ile Türkiye’nin kurulu yenilenebilir enerji gücünün 1.500 MW artmasında katkısı olan Garanti Bankası bu sayede temiz enerji projelerinin finansmanı konusunda Türkiye’de ilk akla gelen finans kuruluşlarından biri konumunda. Sadece geçen yıl 15 ayrı yenilenebilir enerji projesine 650 milyon dolarlık finansman sağlayan Garanti Bankası bugüne kadar sektöre sağladığı finansman ile Türkiye'nin toplam yenilenebilir enerji kurulu gücünün yüzde 10'una yakın bir kısmının hayata geçmesinde rol aldı.

Aynı zamanda Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) Türkiye için ayırdığı fon olan Türkiye Sürdürülebilir Enerji Finansmanı Kredisi’ne (TURSEFF) aracılık eden bankalardan biri olan Garanti Bankası’nın temiz enerji finansmanında diğer öne çıkan önemli bir özelliği ise neredeyse Türkiye’de devreye girmiş rüzgar enerjisi santrallerinin yarısının finansmanını sağlamış olması.

Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Ebru Dildar Edin rüzgar projelerinin finansmanına yönelik bilgi birikimlerine dikkat çekerken, son 4-5 yıllık süreçte Türkiye’deki 24 rüzgar enerjisi projesinin hayata geçmesinde kendilerinin sağladığı 1.1 milyar dolarlık kredinin payı olduğunun altını çiziyor.

Finanse ettikleri projelerin bir kısmını yabancı para cinsinden mevduatlarla, bir kısmını da yurtdışından aldıkları uzun vadeli kredilerle fonladıklarını belirten Dildar Edin, şu bilgileri veriyor: “Bu doğrultuda, en son EBRD ve Avrupa Kalkınma Bankası (EIB) 'dan yenilenebilir enerji projelerinde kullanılmak üzere 150 milyon avro tutarında 12 yıl vadeli kredi aldık. Kriz döneminde, Proparco ile yaptığımız işbirliği ve kendilerinden sağladığımız 50 milyon avro tutarında kaynakla 6 rüzgar enerjisi projesinin finansmanına katkı sağladık. Yenilenebilir enerji projelerini plase etmek amacıyla aldığımız bu tip uzun vadeli yurtdışı kaynak ve fonlar, pasif tabanımızı vade ve fiyat açısından rahatlatıyor. Böylece bu fonların kapsamına girebilecek projeler için uygun fiyat ve vade koşulları sağlayabilme imkanı buluyoruz.” 

EBRD ve EIB ile olan çalışmaları hakkında da bilgi veren Edin, bu fonların orta büyüklükteki sürdürülebilir enerji projelerinin finanse edilmesini desteklediklerini söylerken, bu fonlardan finansman sağlanabilmesi için bu projelerde belirli şartların yerine getirilmiş olması beklendiği ve bu finansman kapsamına alınacak projelerde üst sınırın 50 milyon avro olduğunu belirtiyor.

Ebru Dildar Edin’e göre Türkiye’nin sahip olduğu yüksek yenilenebilir elektrik enerjisi üretim potansiyeli nedeniyle önümüzdeki dönemde benzer fonların sayısı artabilecek ve böylece daha ucuz ve uzun vadeli finansman olanaklarının ortaya çıkması mümkün olabilecek.

Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı son dönemde rüzgar enerjisi proje finansmanına yönelik kendilerine yapılan başvuruların arttığı bilgisini verirken, bu artışta Kasım 2007’de yapılan rüzgar enerjisi lisans başvurularının ancak geçtiğimiz yıl sonundan beri verilmeye başlanmasının etkili olduğunu söylüyor. Dildar Edin Türkiye’nin hidroelektrik enerji potansiyelinde ise ancak şimdiye kadar yüzde 36’sının kullanılmış olmasına da dikkat çekerek bu alana yönelik başvurularında devam edeceğini beklediklerini söylüyor.

Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Ebru Dildar Edin’in verdiği bilgilere göre Garanti Bankası, başvuruların değerlendirilmesi aşamasında HES’lerde 30-50 yıllık su akım verilerinin ve detaylı teknik analizlerinin sağlanmış olmasını, RES’lerde ise minimum 1 yıllık ölçüm ve korelasyon çalışmalarının yapılmış olmasını ve bağımsız teknik danışmanlarca hazırlanmış enerji üretim değerlendirme raporlarının temin edilmesini talep ediyor. Ayrıca, her proje için detaylı Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) çalışmalarının yapılmış olmasını ve buna ek olarak lisans ve izinlerin alınmış olmasını göz önünde bulunduruluyor.

Yapı Kredi’nin Enerji Kredilerinin % 85’i Yenilenebilir İçin

Kredi portföyündeki enerji projelerinin yüzde 85‘ini yenilenebilir enerji projelerinin oluşturduğu Yapı Kredi Bankası’nın 2010 yılında sağladığı 100’ün üstünde proje finansman kredisi ile bu alandaki risk bakiyesi 3 milyar 600 bin dolara ulaştı. Bankanın kredi sağladığı yenilenebilir enerji projelerinin yüzde 88‘ini ise hidroelektrik santrali projeleri oluşturuyor.

Yapı Kredi’den konu ile ilgili yapılan açıklamada bankanın 2011 yılında da yenilenebilir enerji projelerini değerlendirmeye devam edeceği, bununla birlikte özellikle enerji üretimi, elektrik iletimi ve dağıtımına odaklanılacağı ifade edildi.

Açıklamada bankanın bu alanda müşterileri ile olan uzun soluklu ilişkilerini devam ettirmek için uluslararası finans kuruluşları ile olan çalışmalarını devam ettirmekte olduğu ayrıca ifade edildi.

Yapı Kredi geçen yılın sonunda Avrupa Yatırım Bankası (EIB) ile yapılan anlaşma uyarınca yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği projelerinde kullanılmak üzere 200 milyon avro tutarında 15 yıl vadeli kredi sağlamıştı. EIB tarafından bir Türk bankasına sağlanan en uzun vadeli kredi olma özelliği taşıyan çalışma ile çevreye duyarlı yenilenebilir enerji kaynakları ve enerji verimliliği yatırımlarının destekleneceği belirtilmişti.

Bankanın konu ile ilgili açıklamasında ayrıca, yine 2010 yılında Yapı Kredi Leasing’in Uluslararası Finans Kurumu (IFC), Alman Yatırım Bankası (KfW) ve Green for Growth Fund’dan (GGF / Güneydoğu Avrupa Enerji Verimliliği Fonu) yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği projelerinde kullanılmak üzere yaklaşık 150 milyon dolar tutarında uzun vadeli kredi temin ettiği belirtildi.

İş Bankası’nın Finanse Ettiği Projelerin Büyüklüğü 2 GW’ın Üzerinde

2001 yılından beri enerji projelerine finansman sağlayan İş Bankası 2010 yılı sonuna kadar ise toplam 70 adet yenilenebilir enerji projesini finanse etti.

İş Bankası tarafından finanse edilen yenilenebilir enerji projelerinin biri jeotermal enerji yatırımı için iken geriye kalan 69 adedini ise hidroelektrik santrali yatırımları oluşturdu. İş Bankası tarafından 1.5 milyar dolarlık finansman sağlanan bu projelerin toplam kurulu güçleri 2.123 MW iken toplam yatırım büyüklükleri ise 3.7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

İş Bankasının yenilenebilir enerji alanındaki çalışmaları hakkında Yeşil Ekonomi’ye açıklama yapan İş Bankası Kurumsal Krediler Tahsis Bölümü Müdürü Murat Bilgiç, 2010 yılında 13 adet hidroelektrik santral projesi için 550 milyon dolarlık finansman taahhüdünde bulunduklarını, bir bölümü bankalar konsorsiyomu tarafından finanse edilecek olan bu projelerin toplam yatırım büyüklüklerinin ise 2 milyar dolar olduğu bilgisini verdi.

Bilgiç sözlerine şu şekilde devam etti; “Önümüzdeki dönemlerde de bankamızın yenilenebilir kaynakların hayata geçirilmesine yönelik etkin rolü, fizibilitesi yeterli ve kredilendirme prensiplerine uygun projelerin finansmanı koşuluyla devam edecek”

Murat Bilgiç şirketlerin çevreye duyarlı yatırımları kapsamında, bu tip projelere ayrılan özel kaynaklardan yararlanabildiğine dikkat çekerek, söz konusu kaynakların Dünya Bankası ya da çeşitli bölgesel kalkınma ajansları tarafından sağlandığını ifade ederken, yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimine yönelik gerçekleştirilen projelere kamunun sağlamış olduğu alım ve fiyat garantisinin, bankaların bu projelerin finansmanında daha fazla yer almasını sağladığını kaydetti.

Fizibil Yatırımda Sorun Olmaz

Murat Bilgiç açıklamasında İş Bankası’nın yenilenebilir enerji projelerinin finansmanı taleplerinde, diğer tüm projelerde olduğu gibi yatırım dönemi ve işletme dönemi risklerinin ayrı ayrı analiz edildiğine dikkat çekti. Bilgiç’in verdiği bilgiye göre, yatırım döneminde proforma yatırım maliyetlerinin teknik bir bağımsız danışman tarafından analizi ve teyidi isteniyor. Yatırım dönemi risklerinin (yatırım maliyetlerinin artması, gecikmesi vs.) kontrolü amacıyla çeşitli enstrümanlar (anahtar teslim müteahhitlik sözleşmeleri, proje yüklenicilerinden tamamlama garantileri gibi) devreye sokuluyor. İşletme dönemi riskleri olarak pazar (arz/talep projeksiyonları), fiyat ve üretim (kapasite kullanım) ise proje sahasının geçmiş dönem ölçüm değerlerinin (hidroelektrik santrallerde su akım, rüzgar santrallerinde hava akım ölçümleri gibi) bağımsız teknik danışmanlar ve proje büyüklüğüne göre bankanın teknik ekipleri tarafından regresyon analizine tabi tutuluyor. Bu şekilde proje için uygun kredi/özkaynak oranı belirleniyor. Belirtilen analizlerin yanı sıra yatırımcılardan projeye ilişkin alınması gereken tüm onay ve belgelerin (ÇED Raporu, üretim lisansı, iletim bağlantıları gibi) tamamlanması ve bankaya sunulması isteniyor.

Bilgiç, mali yapısı güçlü yatırımcıların fizibil projelerinin finansmanında herhangi bir sıkıntı yaşanmadığını ve önümüzdeki yıllarda da yaşanmayacağının ise altını çizdi.

Halkbank, Ücretsiz Danışmanlık Yapacak

Halkbank, bu yılın mart ayında Fransız Kalkınma Ajansı ile imzaladığı protokol kapsamında, 2011 yılında enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımlarının finansmanı için 100 milyon euro kaynak sağladı. Halkbank KOBİ Bankacılığı’ndan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Yunus Esmer’in verdiği bilgiye göre, kaynağın 60 milyon euro tutarındaki kısmı enerji verimliliği projelerine ayrılırken, 40 milyon euro’su yenilenebilir enerji yatırımları için kullandırılacak.

Bugüne kadar toplam kurulu gücü 785 MW olan ve yılda 3 milyar kWh enerji üretim kapasitesine sahip 44 adet projeyi değerlendirdiklerini belirten Esmer, uygun görülen projelere yaklaşık 230 milyon dolar tutarında orta ve uzun vadeli finansman desteği sağladıklarını belirtiyor. Yenilenebilir enerji yatırım kredilerinde 2 yılı ödemesiz dönem toplam 7 yıl vade imkânı bulunuyor.

Esmer, Fransız Kalkınma Ajansı ile imzalanan yeni kredi protokolü sayesinde bu desteği daha da artırmayı hedeflediklerini söylüyor. Buna göre, Halkbank protokol kapsamında KOBİ’lere ayrıca yatırımları için ücretsiz enerji verimliliği danışmanlığı hizmeti de verecek. Yenilenebilir enerji yatırımları kadar enerji verimliliğini artırmak da Türkiye için bir öncelik. Türkiye’nin kişi başına enerji tüketimi OECD ortalamasının beşte biri civarında olmasına rağmen enerji yoğunluğu ortalamanın üzerinde. Bu durum enerji verimliliği ilkelerine dikkat edilmediğini gösteriyor. Düşük enerji verimliliği işletmeler için yüksek maliyet anlamına geliyor. Dolayısıyla enerji verimliliğinde sağlanacak iyileşmeler Türkiye sanayisinin küresel ekonomide rekabetçiliğini koruyabilmesi için temel bir gereklilik. Yunus Esmer, “Hedefimiz, çevreye duyarlı enerji üretim ve tüketimini teşvik ederek hem dünyanın ve ülkemizin geleceğini güvenceye almak hem de KOBİ’lerimizin uluslararası rekabet güçlerini artırmak” diyor.

Akbank’tan Enerji Dostu Kredi

Bugüne kadar enerji sektörüne yönelik projeler için 2.4 milyar dolar finansman taahhüdünde bulunan Akbank bunun 1.7 milyar dolarını kullandırdı.

Akbank aynı zamanda Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD), Türkiye için ayırdığı fon olan Türkiye Sürdürülebilir Enerji Finansmanı Kredisi’ne (TURSEFF) aracılık eden bankalardan biri.

Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Kaan Gür, bu fondan sağladıkları kaynağın ayrıca Dünya Bankası’na bağlı Temiz Teknoloji Fonu (CTF) ve Avrupa Birliği Komisyonu tarafından da desteklendiğini belirtiyor. Kaan Gür’ün verdiği bilgiye göre, endüstriyel enerji verimliliği, binaların termal rehabilitasyonu, jeotermal, güneş, biyokütle ve biyogaz dahil olmak üzere küçük ölçekli yenilenebilir enerji yatırımlarının finansmanı için sunulan krediler, firmalara en fazla 7 yıl vadeli olarak kullandırılıyor. Kredi kapsamında yapılan yatırımların bir sonucu olarak, firmaların daha rekabetçi olması, fosil yakıtların kullanım yoğunluğunun azaltılması ve önemli miktarda sera gazı emisyonunun önüne geçilmesi hedefleniyor.

Ayrıca Akbank, müşterilerine çevre ile barışık faaliyetlerinin finansmanı için Enerji Dostu Kredi’yi sunuyor. Kredi, enerji verimliliğinin artırılması, enerji maliyetlerinin azaltılması amacıyla işyeri, fabrika gibi ticari gayrimenkullerin ısıtma, soğutma, aydınlatma sistemlerinin yenilenmesi, dış cephelerin yalıtılması ve çevreci enerji kaynaklarına yönlendirilmesi amacıyla firmalara kullandırılıyor. Gür’e göre, Enerji Dostu krediler yatırım ve işletme sermayesi olmak üzere iki başlık altında müşterilere sunuluyor. Bu kredi ile müşteriler minimum 2 yıl, proje kredilerinde ise 7 yıla kadar vade imkanından yararlanabiliyor.

Bu arada enerji konusunda Akbank'ın kullandırdığı birçok proje kredisi de mevcut. Önümüzdeki dönemde de enerji konusunda hidroelektrik santralleri (HES), rüzgar enerjisi santralleri (RES) gibi yenilenebilir enerji alanlarının daha da önem kazanması bekleniyor. Gür tarafından verilen diğer bir bilgiye göre ise yapılan projeksiyonlar Türkiye’nin yenilenebilir enerji üretimini yüzde 20 artırırsa, toplam karbon salımını yüzde 12.7 azaltabileceğini göstermekte.

Akbank, enerji yatırımlarının çok teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle kredi taleplerinin değerlendirilmesi için gerekli teknik incelemeyi yapan mühendisler istihdam ediyor. Ayrıca firmaların enerji sektöründe yapacağı uzun vadeli yatırımları için kredi taleplerini finansal olarak inceleyen, uzman bir ekibi bulunuyor. Böylelikle, sektöre yatırım yapmayı planlayan firmalara, ihtiyaçları doğrultusunda proje bazlı finansman modelleri oluşturuyor. Danışmanlık firmaları ile de kredilendirme sonrası projelerin gelişimini izliyor.

Kaan Gür, “Önümüzdeki yıllarda da enerji sektörüne yatırım yapmayı planlayan tüm firmalara, ihtiyaçları doğrultusunda proje bazlı finansman modelleri oluşturarak destek olacağız. Müşterilerimizin çevreye duyarlı işlemlerini finanse etmenin yanı sıra çevre bilincinin artırılmasına, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakılmasına katkı sağlamak için finansman modelleri oluşturmaya, işbirlikleri geliştirmeye devam edeceğiz” diyor.

Enerji Sektörü TKB’ye 3.5 Ayda 535 Milyon TL’lik Kredi Başvurusu Yaptı

Türkiye Kalkınma Bankası (TKB) uluslararası finans kuruluşlarından sağladığı kaynakları 2004 yılından bu yana yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği alanlarında yatırımlara aktarıyor. TKB’nın bügüne kadar enerji sektörüne sağladığı kredi tutarı ise 714 Milyon TL’ye ulaştı.

Türkiye Kalkınma Bankası Genel Müdürlüğü’nün verdiği bilgilere göre, bankanın mevcut kredi portföyü içinde hidroelektrik santrali, çöp gazından elektrik üretimi, jeotermal enerji santrali ve enerji verimliliği finansmanını içeren 19 adedi tamamlanmış 59 proje yer alırken bu yıl içerisinde ise 2 RES yatırımının finansmanına başlanacak.

TKB yetkilileri enerji sektörüne kullandırılan kredilerin bankanın misyonu gereği çok uygun şartlarda yatırımcılara sunulduğunu belirtilerek, kredi vadesinin 12 yıla kadar çıkabildiği ve faiz oranlarının da piyasa şartlarına göre çok uygun olabildiğine dikkat çekiyor.

Açıklamada TKB’nin 2010 yılı içerisinde ağırlıklı olarak Dünya Bankası ve Avrupa Yatırım Bankası’ndan kısmen de İslam Kalkınma Bankası’ndan sağladığı kaynaklar ile enerji sektörüne 301 Milyon TL kredi desteği verildiği belirtilirken bankanın 2011 yılında enerji sektörüne kullandıracağı kredilerin toplam tutarı ise yüzde 35’in üzerinde artış ile 400 milyon liranın üzerine çıkması hedefleniyor.

Bununla beraber bankaya 15 Nisan 2011 tarihi itibari ile enerji sektöründen 535 milyon liralık kredi başvurusu yapıldı.

Hazine Müsteşarlığı’nın desteğiyle uzun vadeli ve düşük maliyetli yeni kaynak temini için çalışmalarını sürdüren TKB’nin, bu kapsamda Avrupa Yatırım Bankası ile 2011 yılı içerisinde enerji ve KOBİ yatırımlarının finansmanında kullanılmak üzere 150 Milyon avro tutarında bir anlaşma yapması bekleniyor. Ayrıca Dünya Bankası ile yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği projeleri kapsamında sağlanmış olan kredilere ilave olarak asgari 300 milyon dolar limitli ek finansmanın 2011 yılında temin edilebileceği öngörülüyor. İslam Kalkınma Bankası ile de enerji projelerinin makine teçhizat finansmanında kullanılmak üzere 100 milyon dolar tutarında bir kaynak sağlanması ile ilgili görüşmeler devam ediyor.

TEB, Verimlilik Projelerini Finanse Ediyor

Türk Ekonomi Bankası (TEB), Türkiye’de enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji konularında farkındalık yaratmak ve bu alandaki yatırımları teşvik etmek amacıyla Fransız Kalkınma Ajansı (AFD) ile bir işbirliği yaptı. AFD’den temin edilen kaynak ile özellikle KOBİ’lerin enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve enerji tasarrufu yaratan projeleri finanse ediliyor.

TEB KOBİ Bankacılığı Segment Yönetimi ve İş Geliştirme Direktörü Devrim Ziya Tavil, banka müşterilerini enerji verimliliği konusunda bilinçlendirmek amacıyla 2011 ve takip eden yıllarda, sektörel ve bölgesel konferanslar düzenleyerek farkındalığı müşteri tabanına yaymayı hedeflediklerini söylüyor.

Tavil’in verdiği bilgiye göre, AFD enerji kredisi kapsamında toplam 50 milyon avro fon bulunuyor. Prosedürlerin tamamlanması ile birlikte ise 2010 Aralık ayında ilk talepler alınarak bu fondan ilk kullandırımlar başladı. En az 3 yıl vadeli olarak kullandırılan AFD Enerji kredileri uzun vadeli yatırım imkanı tanıyor. Fiyatlama açısından ise standart kredi fiyatlamalarına göre yüzde 20-30 civarında avantaj sağlıyor.

OTELLER, GÜNEŞ ENERJİSİ İÇİN BAŞVURUYOR

Ziya Tavil’in yaptığı açıklamalara göre başvurular özellikle, sezon başlangıcının da etkisiyle turizm sektöründen geliyor. Otellerden ise daha çok enerji verimliliği sağlayan A tipi klima kullanımına geçiş ve güneş enerjisi sistemi kurulumunun finansmanı için talep geliyor. Bununla birlikte çeşitli konularda üretim yapan hatta lojistik firmalarından talep geliyor. Başvurular teknik olarak Proje Değerlendirme Departmanı ve banka dışı danışman firmalar tarafından analiz ediliyor. Teknik olarak projeye uygun olan tüm talepler kredilendirilme sürecinin de tamamlanmasının ardından realize oluyor. Edin, KOBİ’lerin bu avantajlı krediden faydalanmaları amacıyla en kısa sürede sağlanan kaynağın tamamının müşterilere aktarılacağını belirtiyor.